Suay Umut okulunda yaşayacak

İTÜ Denizcilik Fakültesi Konferans Salonu'na, geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz Türk denizciliğinin önemli ismi Müh. Suay Umut'un adı verildi.

Denizcilik Dergisini takip edin : LinkedIn - Facebook - Twitter - Instagram - YouTube

İTÜ Denizcilik Fakültesi Konferans Salonu’na, geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz, Yüksek Denizcilik Okulu (YDO) 1959 Makine mezunu Müh. Suay Umut’un adı verildi.

İsim verme töreni, 135’inci Balık Günü öncesi yeni öğretim elemanları binasında yapıldı. Törende İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ile birlikte Suay Umut’un kızı Esra Umut Gülerer de katıldı.

Delmar Safety

Maddi ve manevi desteği nedeniyle

Törende ilk olarak İTÜ Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Salim Söğüt, İTÜ Senatosu’nun isim verme kararını okudu.

Söğüt, “Mühendis Suay Umut’un üniversitemiz denizcilik fakültesini maddi ve manevi olarak her zaman desteklemesi, tanker işletmeciliğinde örnek bir model üslenmesi, örnek bir kişiliği olması, Binali Yıldırım Öğrenci Yurdu’nun en önemli üç bağışçısından biri olması ve sahip olduğu şirketler aracılığıyla çok sayıda öğrencimize burs vermesi dikkat alınarak yeni öğretim elemanlar binasında bulunan konferans salonuna isminin verilmesi uygun bulundu” dedi.

Ardından Suay Umut ile 20 yıldan fazla beraber çalışmış olan Zenith Denizcilik Genel Müdürü Kaptan Enver Bilgi salonda gösterilen videoda Türk denizciliğinin önemli ismini anlattı.

“Nezaketi elden bırakmazdı”

Kendisiyle çok güzel, çok mutlu ve severek çalıştığını belirten Bilgi, halen orada aldıkları deniz kültürünü yaşatmaya çalıştıklarını söyledi.

Bilgi, “Uzun yıllar hoş bir ortamda çalıştığım için çok şanslıydım. Dünya Denizcilik’te çalışan bir çok arkadaşımız şu an başka şirkelerde önemli pozisyonlardalar. Suay Umut, Türkiye’nin ilk uluslararası firmasını kurarak tanıtan isim olmuştur. Yurtdışına ilk gemi yaptıran özel girişimcidir. BP, Shell, Exon gibi firmalarla çalışan ilk isim oldu. Maersk ile uzun yıllar çalıştı. Bir sorun yaşandığında bağırıp çağıracağını düşünürdük ama o son derece sakin yaklaşırdı. Sorun yaşandığında alınacak dersleri ve bir daha tekrarlanmaması için alınması gereken önlemleri düşünürdü. Hiçbir ortamda nezaketi elden bırakmazdı. Tam bir İstanbul beyefendisi idi” dedi.

“Babam denize aşıktı”

Suay Umut’un kızı Esra Umut Gülerer ise babasının Yüksek Denizcilik Okulu (YDO) Makine bölümünü bitirmesiyle başlayan ve ailece içinde bulundukları denizcilik ve armatörlük hayatı boyunca okuluna, meslektaşlarına ve denizcilik sektörüne yaptığı katkılardan dolayı gurur duyduğunu söyledi.

Gülerer, “Babam denize aşıktı. İstanbul’da büyürken hep deniz ile iç içe yaşadığını ve bu yüzden denizciliği seçtiğini söylerdi. YDO’nun Ortaköy’deki günlerinin hayatının en güzel günleri olduğunu hep anlatırdı. Denizcilerin dünya insanı olduğunu söylerdi. Bu konferans salonuna babamın adının verilmesi benim için son derece gurur verici. Çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Öte yandan Suay Umut’un mezuniyetinin 60’ıncı yılı nedeniyle madalyası İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Derneği (DEFAMED) Yönetim Kurulu Başkanı Kapt. Baybora Yıldırım tarafından kızı Esra Umut Gülerer’e takdim edildi.

İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Kpt. Salih Zeki Çakır ile beraber Türkiye Denizcilik Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Müh. Erkan Dereli, Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Müh. Feramuz Aşkın ve İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Müh. İlker Meşe’nin de arasında bulunduğu denizcilik STK’ları da bu önemli günde hazır bulundu.

“Sürekli fikirlerini alırdım”

Törende son olarak, kısa süre önce ICAO nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği’ne atanan, YDO 1982 Güverte Mezunu Suat Hayri Aka Müh. Suay Umut Konferans Salonu’nda ilk konferansı verdi.

Suay Umut’un duayen olduğunu belirten Aka, “Sık sık telefonla konuşur ve fırsat buldukça ziyaret ederdim. Hepimize örnek oldu. Sık sık görüşlerine başvurur, bürokrat olarak yaptığımız çalışmalarda görüşlerini alırdım. O da bazen eleştirir, bazen katkıda bulunur, bazen de yönlendirirdi. Kendisine her zaman müteşekkirim. Özellikle Binali Yıldırım Öğrenci Yurdunu inşa ederken çok ciddi katkılarda bulundu” dedi.

Kutuplar kuralları değiştirecek

Ardından “Sektördeki Global Gelişmeler ve Mega Gemiler” adlı konferans veren Aka, dünya denizciliğinin ekonomik ve siyasi olarak büyük bir değişim yaşadığını, önümüzdeki 10 sene içerisinde, geçmiş 50 seneden fazla değişiklik yaşanacağını söyledi.

Kuzey Kutbu’nda buzulların erimesi ile doğu batı arasında kutup bölgelerini kullanarak mesafelerin kısaltılarak yol alamının mümkün hale geldiğini belirten Aka, “Buradan geçen trafik daha şimdiden 7 milyon tonu buldu. 2025’te 75 milyon tonu geçmesi bekleniyor. Riskler barındırıyor ama yeni yapılara da işaret ediyor. İpek Yolu dahil dengeleri değiştirecek, ticari ve teknik kuralları değiştirecek, oyun değiştiren eylem olacak” diye konuştu. Burada ana etmenin iklim değişikliği olduğunu, bunun da sadece kutupları değil tüm dünyanı etkileyeceğini belirten Aka, limanlar ve kıyı yapılarının sular altında kalma tehlikesi yaşayacağının altını çizdi.

Hibrit araçların deneme aşamasında olduğunu, 2020 Ocak’ta 0.5 sülfür regülasyonunun başlayacağını hatırlatan Aka, sadece hazırlıklı olanların ve uyum sağlayanların ayakta kalacağını bildirdi.

Muazzam kapasite artışı var

Aka şunları söyledi : “Muazzam bir kapasite artışı yaşanıyor. Dünya ekonomisi büyüyor, ticaret artıyor. Gemiler her 10 yılda bir değişiyor. İnternet ve yazılım bunu olanaklı kıldı. Tasarım ve gemi teknolojisinde sınırlar zorlanıyor. 24 bin TEU’lu gemiler var artık. Gemiler son altı senede 8 binden 24 bin TEU’ya çıkacak kadar büyüdü. Gemiler 400 metre boya, 70 metre genişliğe ve 24 metre derinliğe ulaşmış durumdu. Boyutta inşaa maliyeti. 16 bin TEU ile daha yukarıya çıkıldıkça için lineer değil, azar azar artıyor. Bu da büyük gemilere talebi artırıyor” dedi. Aka, Türkiye’nin de yeni limanların da maliyet hesabı yapmadan büyük gemilere uygun inşa edildiğini sözlerine ekledi.

Bunları da beğenebilirsin
X