Gemiler kılavuz kaptan almaya teşvik edilmeli

43 kişinin yanarak hayatını kaybettiği Independenta faciası 40'ıncı yılında KÜDENFOR'da masaya yatırıldı.

Denizcilik Dergisini takip edin : LinkedIn - Facebook - Twitter - Instagram - YouTube

Çelik Çelikyaman
celik@DenizcilikDergisi.com

Direktörlüğünü emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’in yaptığı Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) tarafından Rahmi Koç Müzesi Fenerbahçe Vapuru’nda “40. Yılında İndependenta Kazasından Alınan Dersler” konulu panel düzenlendi.

Delmar Safety

Moderatörlüğünü Kaptan Saim Oğuzülgen’in üstlendiği panele Mersin Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jale Nur Ece, İTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi ve İTÜ Türk Boğazları Denizcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (İTÜBOA) Müdürü Prof. Dr. Özcan Arslan ile Kıyı Emniyeti Deniz Hizmetleri Daire Başkanlığı Donatım Müdürü Kılavuz Kaptan Ömer Asmalı konuşmacı olarak katıldı.

Açış konuşmasını gerçekleştiren Gürdeniz, boğazdan günde 20 – 25 tankerin geçtiğini ve bunun da Türkiye’nin güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.

20 ile 24 saatleri arası tehlikeli

İstanbul Boğazı’ndan 2018’de 41 bin 103 gemi geçişinin olduğunu, bunların da yüzde 20’sinin tanker olduğunu belirten Doç. Dr. Jale Nur Ece, 2003’de VTS devreye girince kazalar büyük oranda azaldığını söyledi. En çok kazanın aralık, ocak ve şubat aylarında; en az kazanın ise mart, nisan ve mayıs aylarında meydana geldiğini ifade eden Ece, kazaların en fazla 20 ile 24 saatleri arasında olduğunu,  bunun nedenini ise yerel deniz trafiğinin yoğun olması ile sahildeki sokak ışıkları, otomobil farları ve restoranlardan gelen ışıkların kirliliğe yol açarak net görüşü etkilemesi olarak açıkladı.

Yüzde 44.5’i çatışma

Kazaların yüzde 44.5’inin çatışma, yüzde 19.5’nin ise karaya oturmayla meydana geldiğini belirten Ece, kazaya en çok 15 yaş üzeri dökme ve diğer yük gemilerin karıştığını bildirdi. Kazaya karışan gemilerin yüzde 52’sinin Türk bayraklı olduğunu belirten Ece, yerine göre de en çok Haydarpaşa Eminönü ve Ortaköy Çengelköy arası ile Ortaköy Çengelköy ve Yeniköy Paşabahçe arasında kaza olduğunu dile getirdi. Ece bunun nedenini de yerel deniz trafiğinin yoğun olmasıyla açıkladı.

Kılavuz kaptanlık yasası çıkarılmalı

Kazaya karışan gemilerin yüzde 71.5’inin kılavuz kaptan almadığını belirten Ece, kılavuz kaptanlık yasasının çıkarılmasını ve gemilerin de kılavuz kaptan almaları yönünde mutlaka teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

Kılavuz kaptanlığın ticari baskılardan uzak kalması gerektiğini belirten Ece, “ABD’de bu hizmeti kamu yürütüyor. Arjantin’de 1994’te özelleştirildi. Büyük kazalar meydana geldi. Sonra tekrar kamuya döndürüldü. Kılavuzluk kamu hizmetidir ve Türk boğazlarında kamu tarafından verilmelidir. Kıyı Emniyeti de bunu başarıyla yapıyor. Kılavuz kaptanlığı özelleştirmek Türk Boğazları Montrö Sözleşmesini de tartışılır hale getirebilir” diye konuştu.

İstanbul’a da UDEM kurulmalı

Tekirdağ’da hizmet veren Ulusal Deniz Emniyeti ve Acil Müdahale Merkezi’nin (UDEM) aynısının Haydarpaşa’ya da kurulması gerektiğini belirten Ece, “Independenta kazasında 95 bin ton petrol denize döküldü. Çevre kirliliği meydana geldi. 43 denizci öldü. Birçok deniz canlısı da hayatını kaybetti. Bir ton petrol, 25 bin kilometrelik alana yayılıyor. Bir santimetre küplük petrol 400 bin litre deniz suyunu etkiliyor. Ekolojiyi bozuyor” diye konuştu.

Sahadaki insanlara sorulmalı

Ömer Asmalı ise, Independenta ile çatışan Yunan bandıralı Evriali gemisinin rotasını sancağa çevirmesi gerekirken, bir söylentiye göre balıkçı teknelerinden kaçmak için, rotasını Hayrdarpaşa’a çevirdiğini söyledi. Yangına Kurtarma 6, İpraş römorkörü ve Söndüren 1’in müdahale ettiğini belirten Asmalı, Büyük varlık gösteremediler. Üç geminin de yapacağı bir şey yoktu. Independenta yaklaşık bir ay yandı” dedi.

Kıyı Emniyeti personeli olarak amaçlarının ülkemizin çıkarlarını savunmak olduğunu hatırlatan Asmala, tüzüklerin hazırlanmasında sahada çalışan personelin görüşlerinin alınmasının yerine olacağını söyledi.

Kazalara müdahale gedecek uzman kişilerin belirlenmesi ve uzun yıllar değiştirilmemesini öneren Asmalı, “Masabaşı ve saha tatbikatı mutlaka yapılmalı ve bu insanlar sabit olmalı. Bu kişilere acil zamanlarda kullanmaları için kart verilmeli. Trafikte ulaşımlarının kolaylaşması lazım. Gerekirse polis eşliğinde ulaştırılması gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin 2011’deki sıralamaya göre en kalabalık 4’üncü dar boğazlara sahip olduğunu belirten Asmalı, “Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü olarak Çanakkale için bir çalışma yaptık.Verilere göre 200 bin metreküplük LNG tankeri patladığı zaman 200 metre yüksekliğinde ve 2 bin 750 metre yarıçapında kırmızı alan oluşturuyor. Bu, nasıl bir tehlike olduğunun bariz örneğidir” diye konuştu.

Yeni kaza türleri ortaya çıkıyor

Prof. Dr. Özcan Arslan ise gemi sayısının azalmasına rağmen tonajların arttığını, bunun da yeni kaza nedenlerini ortaya çıkardığın söyledi. Denizcilik sektörünün en fazla kural ve kanunla yönetilen sektör olduğunu belirten Arslan, “Nasıl olsa bu bölgeyi biliyoruz rahatlığı bile kaza nedeni olabiliyor. Daha fazla teknoloji, eğitim, tatbikat ve 4.0 gibi dijital yöntemlerin kullanılması ile kazalar azaltılabilir. Örneğin gemilerin önceki hareketleri üzerinde veriler işlenip kaza olasılıkları hesaplanabilir” dedi.

Boğaz’daki en büyük tanker faciası: Independenta

Sene 1979… 14 Kasım’ı 15 Kasım’a bağlayan gece Saatler 05:30’u gösterirken Libya’dan aldığı 96 bin tonluk ham petrolü Köstence Limanı’na götürmek için boğazdan geçen 150 bin grostonluk Rumen tankeri “Independenta” Karadeniz yönünden gelen Yunan kosteri Evriali’yle çarpışır.

Türkiye’nin en karışık dönemlerinden birinde gerçekleşen kazada, Kabataş ve Kadıköy cephesine bakan evlerin camlarının tamamı patlamanın etkisiyle tuzla buz olur. Sahilden uzakta bulunanların bir kısmı depremden; bir kısmıysa ülkenin bulunduğu durum nedeniyle bir dış gücün büyük bir patlama yaptırdığından şüphelenir.

Yanmış cesetler kıyıya vurdu

95 bin tonluk ham petrolün aktığı deniz yanmaya başlar. Gemi de tamamen yanar ve kullanılamaz hale gelir. Geminin ölen 43 mürettebatından bazılarının cesedi ilerleyen günlerde yanmış halde kıyıya vurur.

Meydana gelen patlamadan ve sıcaktan dolayı binanın Haydarpaşa Garı’nın kurşun vitrayları da hasara uğrar. 1983’ün sonunda dört dış cepheyle iki kulenin restorasyonu tamamlanır.

Kazanın 22’nci gününde gemide sıkışan petrol ilki kadar olmasa da yine büyük bir patlamaya yol açar. Tanker bir ay boyunca yanmaya devam ederken söndürme çalışmaları da sürer.

Balıkların tamamına yakını ölür

Zaman geçtikçe her şey normale dönmeye başlar ancak denize akan ham petrol o kadar çoktur ki aylarca bir tabaka olarak Boğaz’da yüzer. Deniz dibinde yaşayan canlıların ölüm oranının yüzde 96 olduğu tahmin edilmektedir. Bu nedenle İstanbul halkı uzun süre balık yiyemez.

Olaydan sonra İstanbul-Kadıköy, İstanbul-Haydarpaşa, İstanbul-Adalar, İstanbul-Yalova ve Mudanya vapur seferlerinin tümü iptal edilir. Kara yollarındaki sıkışık trafiği engellemek için tüm İETT otobüsleri ile resmî araçlar Anadolu yakasında oturan vatandaşları kentin Avrupa yakasına taşımak üzere görevlendirilmişlerdir.

Tankerin ortadan kaldırıması görevi Deniz Kuvvetleri’ne veriliyor. Deniz Kuvvetleri tarafından da özel bir müteahhit kurtarma firmasına devrediliyor. Ancak 1983 yılının sonlarına doğru görevi devralan firma iflas ediyor. 1986 yılında iş başka bir firmaya veriliyor. Tarihler Nisan 1987’de ise enkaz Tuzla’ya doğru çekilmeye başlanıyor.

1979 senesinde çekimleri devam eden Kemal Sunal’ın Korkusuz Korka filminin bir sahnesinin arka planında, Independenta’nın dumanları İstanbul’u karartır.

Bunları da beğenebilirsin
X