Oruç Reis görevini tamamladı mı?

Oruç Reis Gemisi'nin işletmesinin kiraya verilecek olması tartışmalara yol açtı.

Denizcilik Dergisini takip edin : LinkedIn - Facebook - Twitter - Instagram - YouTube

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Oruç Reis Gemisi’nin işletmesinin kiralanmak üzere 30 Mayıs’ta ihaleye çıkarılacağını belirterek, “Gemi, Türkiye kıta sahası içindeki petrol, doğalgaz ve maden arama çalışmalarını MTA bünyesinde tamamladı mı? Tamamlamadıysa bu sismik araştırmaları yapan gemi, hangi gerekçelerle işletmesi kiraya verilmek isteniyor?” diye sordu.

Yavuzyılmaz, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında MTA ve Savunma Sanayi iş birliğinde 2012’de inşasına başlanan Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi’nin, Haziran 2017’de geçici kabulü yapılarak faaliyete başladığını anımsattı.

Delmar Safety

Maden arama, araştırma, deniz tabanlı ayrıntılı görüntüleme gibi bilimsel çalışmalar yapan Oruç Reis Gemisi’nin, 30 Mayıs 2019 tarihi itibarıyla 2 yıl işletmesi kiralanmak üzere ihaleye çıkarıldığına işaret eden Yavuzyılmaz, geminin ihaleye çıkarılma sürecinin, Sakarya’daki tank palet fabrikasının özelleştirilme süreciyle benzerlik taşıdığını savundu.

Yavuzyılmaz, 14 Şubat 2019’da Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve KHK’lerde Değişiklik Yapan Kanun ile MTA Genel Müdürlüğünün, “arama ve araştırma” ibareli faaliyet alanının, “arama, araştırma ve işletme” olarak değiştirildiğine işaret etti. Yavuzyılmaz, bunun değiştirilme gerekçesinde, “MTA’nın yurt dışı faaliyetleri kapsamında hedef ülke yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde, maden arama ve araştırma faaliyetleriyle ilgili olarak alınacak lisanslar için imzalanması istenilen sözleşmelerin, arama, araştırma faaliyetleri sonucunda ekonomik maden kaynaklarının bulunması durumunda, yapılacak işletme süreci ile ilgili yükümlülükler içerdiği görülmüştür.” ibaresinin yer aldığını belirtti.

Kanunda yapılan değişiklikle, Oruç Reis Gemisi’nin kiraya verilmesi, işletilmesi, yurt dışı karasularında maden araması ve deniz tabanlı görüntüleme yapabilmesinin önünün açıldığını savunan Yavuzyılmaz, yerli ve milli olarak inşa edilen, bir nevi Türkiye’nin kozmik maden haritasını çıkarmakla sorumlu olan bu bilimsel, sismik araştırma gemisinin ihale edilmesiyle birlikte bazı soruların gündeme geldiğini kaydetti.

Yavuzyılmaz, basın toplantısında şu soruları yöneltti:

“Oruç Reis Gemisi, Türkiye kıta sahası içindeki petrol, doğalgaz ve maden arama çalışmalarını MTA bünyesinde tamamladı mı? Tamamlamadıysa bu sismik araştırmaları yapan gemi, hangi gerekçelerle işletmesi kiraya verilmek isteniyor? Ekonomik kriz veya yeterli yetişmiş nitelikli personel bulunamadığı için mi Oruç Reis Gemisi’nin işletmesi kiralanmak isteniyor? Gemiyi işletmesini kiralayacak olan şirketler, geminin yazılımı veya yapılacak sözleşme nedeniyle Oruç Reis Gemisi’nin bugüne kadar yaptığı araştırmalardan elde ettiği bilgi ve verilere sahip olacak mı? İhaleyi kazanan şirketler, gemiye farklı ülkenin bayrağını çekerek, uluslararası sularda veya tartışmalı kıta sahalarının sınırları içinde petrol, maden veya doğalgaz arayacak mı? Bu şirketin ortaklık yapısı, mali denetimi nasıl olacak? Bu şirket Sayıştay denetimine tabi olacak mı? Kurulacak şirketin ortaklık yapısı Sakarya’da özelleştirilen Tank Palet Fabrikasında olduğu gibi Katar veya üçüncü şahısların güdümünde olan bir ortaklık yapısı mı olacaktır?”

Yavuzyılmaz, 30 Mayıs’ta ihaleye girecek firmaları, tüm kamuoyunun izleyeceğini söyledi. Yavuzyılmaz, böyle bir ihalenin önünü açan, adrese teslim kanun değişikliğiyle, yerli ve milli denilen Oruç Reis Gemisi’nin, Katar gibi bir devlete veya onu temsil eden 3. şahıslara devredilmesi riskiyle karşı karşıya olduklarını öne sürdü.

Bunları da beğenebilirsin
X