Sülfürde ‘bekle gör’ noktasındayız

KOSDER tarafından '2020 Sülfür Uygulamaları' semineri düzenlendi.

Denizcilik Dergisini takip edin : LinkedIn - Facebook - Twitter - Instagram - YouTube

Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) tarafından “2020 Sülfür Uygulamaları Semineri” düzenlendi. Katılımın yoğun olduğu seminer denizcilik sektörünün önemli isimlerini bir araya getirdi.

Sunuculuğunu KOSDER Dernek Müdürü Tibet Özay’ın, moderatörlüğünü ise KOSDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Pınar Kalkavan Sesel’in yaptığı seminerde DTO Gemi Akaryakıt ve İkmal Sağlama Faaliyetleri Komite Başkanı Mustafa Muhtaroğlu, İLKFER Denizcilik Kurucu Ortağı İlker Meşe ve İnce Denizcilik’ten Yaşar Canca konuşmacı olarak yer aldı.

Delmar Safety

Seminerin açılış konuşmasını KOSDER Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kocabaş yaptı. Hüseyin Kocabaş şunları söyledi : “Denizyolu taşımacılığı geçmişten günümüze dünyanın en önemli ticaret sahalarından biri olarak biliniyor. Öyle ki; uluslar düşük maliyeti ve güvenli oluşu nedeniyle, denizleri sınırsızlaştırdı ve ekonomik kazanımlarını daha da artırdı. Fakat bu durum, çevre kirliliği konusunu gündeme getirmekle beraber, ilgili kurumların bir dizi önlemler alma mecburiyetini de ortaya çıkardı.

“Yol haritasının çizilemediğini görüyoruz”

Dünya denizciliğinin çatı kuruluşu olan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 1 Ocak 2020’de hayata geçirmek üzere küresel kükürt üst sınırını uygulama kararını aldı. Armatör ve işletmeciler, gemilerinde düşük kükürtlü uygun yakıt kullanmak suretiyle ya da alternatif sistemlere yönelerek bu gereksinimi karşılayabilme adına çalışmalarını yaptılar ya da yapıyorlar. Ancak kuralın uygulayıcıları istediklerini netleştirmişken, gemi sahiplerimiz ve işletmecilerimizin halihazırda yol haritalarını tam manasıyla çizemediklerini gözlemliyoruz.

Değerli katılımcılar, sektörümüz hızla değişiyor ve gelişiyor. Talep ve beklentilerimizle beraber uymamız gereken, bir takım ciddi yaptırımları olan kurallar da yürürlüğe giriyor. Sektörümüzün bu zorlu süreçte, düzenlemeleri iyi okuması ve entegrasyon sürecini doğru bir şekilde gerçekleştirmesi hayati önem taşıyor.

STK’lara önemli görevler düşüyor

Söz konusu bu düzenlemelerin uygulanması kural koyucuların vazifesi olsa da sektörün bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi adına sivil toplum kuruluşlarına da önemli görevler düşüyor.

Bizler de KOSDER olarak, denizciliği ilgilendiren her konuyu “Önemsiyoruz” vizyonuyla ele alıp, sektörümüzün aşama kat etmesine katkı sunmaya çalışıyoruz. Derneğimiz, gerek idare gerekse paydaşlar bazında, Türk denizciliğinin temsilcilerini bir araya getirmeyi ve sektörümüzü yakından ilgilendiren her konuyu uzman bakış açısıyla ele almayı, kurulduğu günden bu yana amaç edinmiştir.

Bu gayeyle, IMO’nun önümüzdeki dönemde uygulamaya koyacağı kükürt oksit (SOx) kuralı konusunda, sektör bileşenlerimizi aydınlatmak için çalışmalarımızı başlattık.

“Türk denizciliği kurallara uyumda sıkıntı yaşamadı”

Hüseyin Kocabaş’ın konuşmasının ardından KOSDER Kurucu Başkanı ve İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Salih Zeki Çakır söz aldı.

Salih Zeki Çakır, Türk denizcilerinin uluslararası kurallara uymada sıkıntı yaşamadığını ifade ederek: “Bizim yaş grubunun bir olayı anlatırken kullandığı bir söz var ‘Hayat-ı Bahriyem’ Genel itibari ile bizler pek çok yeni kuralın muhatabı hatta uygulayıcısı olmak durumundayız.

Son 10- 15 yıla baktığımızda hatırlayacağımız belli başlıklarla büyük kurallar gördük. Geçmişe son 50 yıla baktığımızda pek çok kural, can, mal ve çevre emniyeti kaygısı ile alındı ve hayata geçirildi. Her kuralın uygulanmasında öncelikle Armatörlerimiz, gemi işletmecileri, teknik alanlar, ticari operasyonlar bir şekilde sürece adapte olmak için uğraştı, kendini yeniledi, öğrenmeye çalıştı ve bugüne kadar özellikle Türk denizciliği olarak baktığımızda da alınan bütün kurallara uyumda büyük sıkıntılar yaşamadık. Firma bazında bazı aksaklıklar olsa da büyük oranda denizciliğimiz bunun üstesinden geldi ve işletmecilerimiz belirli bir kalite standardına ulaştı. Bu anlamda Türk denizciliği uluslararası işletmecilik açısından hem teknik hem ticari olarak kalitesini dünya çapında ispatlamış durumda. Bunu klas kuruluşlarının raporlarında da gözlemlemekteyiz.” şeklinde konuştu.

“Soru işaretleri olan pek çok konu var”

Salih Zeki Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Düşük sülfür uygulaması, geçmişte referans verdiğim bu yeni kurallar içinde en çok tartışılan, en çok panel, çalıştay, konferans, seminer düzenlenen bir konu. Ben şahsen bu konuda çıkan dünyadaki bütün raporları kendi çapımda okudum. İnanıyorum ki hepinizde bu süreci yakından ve iyi takip ettiniz.

Bana göre bu konuda netlik kazanmayan, hala soru işaretleri olan pek çok konu var. Uygulama kriterleri de var ama uygulamanın hem öncesin de hem sonrasında kaotik bazı durumların da konuşmalarda ortaya çıkacağını zannediyorum. Hala netleşmeyen pek çok konu var.

‘Bekle-Gör’ stratejisi uyguluyoruz

Özgün bir bilgiye sahip olan herkes bu bilgileri paylaşırsa Türk denizcileri olarak maliyetlerimiz daha düşük olur. Daha iyi bilgilere, daha ekonomik uygulamalara ihtiyaç var. Önemli bir kesim benim şirketim de dahil biz Türk Armatörleri ‘Bekle-Gör’ stratejisi uyguluyoruz. Bu kurallar konuşulmaya başladığında kendimce naçizane düşüncem şöyleydi; Dünya piyasasında filoları büyük olan Yunanlılar var. Yunanlılar ne yaparsa biz de onlara bir bakarız biz de oradan bir yol çizeriz. Ancak gelişen süreçte farklı düşünceler, farklı eğilimler çıktı bu konuda.

Burada ortak bir politika, strateji ortaya çıkacağını düşünüyorum. Scrubber takabilecek ya da takamayacak olanlar, ekonomik gücü, gemisinin kondisyonu, yaşı müsait olmayanlar hepsi bugün burada masaya yatırılacak ve hepimiz istifade edeceğiz. Tekrar bu semineri düzenleyen KOSDER Yönetimine ve ekibine teşekkür ediyorum. Denizciliğimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Hüseyin Kocabaş ve Salih Zeki Çakır’ın açılış konuşmalarının ardından Mustafa Muhtaroğlu, Yaşar Canca ve İlker Meşe yaptıkları sunumlarla katılımcıları bilgilendirdi.

Düşük sülfür oranı için en az 4 blendstok

İlk olarak İLKFER Denizcilik kurucu ortağı İlker Meşe sunum yaptı. Meşe sunumunda ilk olarak ‘Uyumlu Yakıtların Sınıflandırılması ve Üretim Süreci’ hakkında bilgi verdi.

İlker Meşe’nin sunumundan öne çıkan başlıklar şu şekilde:

* “IMO’nun son raporu, uygun miktarda diesel oil ile düşük sülfürlü yakıtın harmanlanmasından bir netice alınamadığını belirtmekte. Bu nedenle IMO, yeni yakıtların yani uyumlu yakıtların <0,5094 sülfür içeriğine sahip çeşitli ara malzemelerinin bir karışımı olacağını varsaymıştır. Ayrıca 2020 yılından sonra temin edilecek yakıtların, mevcut HFO’ların defalarca damıtılmasından başka çeşitli düşük sülfürlü harman karışımlarından oluşacağını belirtmektedir. Bu karışımların oranı, mevcut HFO ile karşılaştırıldığında çok farklı ölçülerde olacak.

* 2020 den sonra ISO standartlarında ULSFO ve VLSFO için yeni bir terim ve tanımlama verilebilir.

* Genellikle MGO veya MDO olarak adlandırılan yakıtlar, ULSFO-DM veya VLSFO-DM olarak sınıflandırılacaktır.

* Düşük sülfür blend adaylarının Light Cycle Oil(LCO) ve Clarified Oil (CLO) olduğu düşünülmektedir. LCO, Fluid Catalytic Cracking (FCC) işleminden elde edilen ürünlerden biridir ve CLO, aynı zamanda FCC üretimlerinden biri olan slurry yağından cat-fines çıkartılarak oluşur. FCC, mevcut rafinerilerde önemli bir reform sürecidir ve ham petrolden benzin ve gaz yağı gibi daha hafif bileşenlerin verimini artırmak için yaygın olarak kullanılmaktadır. Birçok parafinik hidrokarbon(düz zincirli hidrokarbon)içeren daha hafif ürünler FCC işlemi ile daha düşük kükürtlü malzemeleri yeniden düzenler. Bu nedenle LCO’nun ve CLO’nun sülfür içeriği ham petrolden çok daha düşük hale gelir. Bu nedenle iki blendstock’un mevcut HSHFO dan daha fazla karıştırılacağını düşünebiliriz. Daha düşük sülfür oranı için en az 4 defa blendstok işlemi yapılacağı ve arasındaki karışım oranının değişeceğine dikkat edilmelidir. Rafineriler arasında, FCC süreci kapasitesine ve ham petrolün özelliklerine bağlı olduğu bilinmelidir.

* Ağır akaryakıtta bulunan Hidrokarbonlar iki tipe ayrılır. Parafın(mum) ve polycylıc aromatikler(aromatik hidrokarbonlar).2.1 de açıklanan, VLSFO-RM üretiminde parafin bakımından zengin yakıt ve polycylıc-aramotik bakımından zengin yakıtlar üreticileri bekliyor olacaktır.

* Her iki tip de zıt özelliklere sahiptir. Parafın genellikle (HFO de karbon zincirlerinde gerçek sayı 20 veya daha fazla)uzun düz zincirli hidrokarbonların bir modelidir. Sıcak havanın ve basıncın yüksek olduğu ve oksijeninde bulunduğu diesel makinaların yanma odalarında, molekül içi C-C bağı kolayca kopar. Bu özellik, moleküllerin iyi ateşleme kalitesine sahip olduğunu ve hızlı bir şeklide yanabildiği anlamına gelir.

* Düşük sülfürlü yakıt kullanırken, yakıtın sülfür içeriğine uygun olan BN(Baz numarası)ile uygun silindir yağı kullanılmalıdır. Silindir yağlama yağının baz numarası veya toplam baz numarası(TBN),silindir yağının ,yakıtın yanması sırasında asitli ürünü nötrleştirme yeteneğinin bir ölçüsüdür. Yakıttaki sülfür içeriği için gereğinden daha fazla, BN’lı yağ kullanıldığında, alkali içeriği aşırı hale gelir ve BN’da bulunan Ca karbonatı piston kafasında birikebilir. Günümüzde, HSHFO nun kullanıldığı küresel deniz bölgelerinde, 2 zamanlı makinalarda yaklaşık 70-100BN silindir yağları kullanılmaktadır.

İlker Meşe’nin sunumunun ardından İnce Denizcilik’ten Yaşar Canca, ‘Gemilerde 2020 Düşük Kükürt Uygulamasının Etkileri ve Alınması Gereken Önlemler’ başlıklı bir sunum yaptı. Canca, sunumunda özellikle şirketlerin alması gereken önlemlerden bahsetti.

Yaşar Canca yaptığı sunumda şu ifadeleri kullandı:

* ECA Bölgelerinde limit aşamalı olarak yüzde 1.5 tan yüzde1.0 a (2010) ve son olarak yüzde0.1’e (2015) düşürülmüştür.

* 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren global ölçekte müsaade edilen kükürt miktarı MARPOL Ek VI ya göre yüzde 3.5 ten yüzde 0.5 e düşecektir.

* The global limit scrubber kullanılması durumunda yüzde 3.5.

* 2020 İtibariyle gemilerde kullanılacak yakıt türleri;

* Marine Gas Oil (Low Sulfur Distillate Fuel), yüzde 0.10 Heavy Fuel Oil (ECA Fuel), yüzde 0.50 Heavy Fuel Oil (Global Fuel) (Karışım olabilir, spesifikasyonlar bilinmiyor), Exhaust Gas Cleaning System (EGCS) with Heavy Fuel Oil, LNG, LPG, Etanol, Metanol, Biyodizel, Güneş enerjisi, Yakıt Hücresi vb.

Şirket tarafından alınması gereken önlemler:

* Şirket ilk olarak bilinçlenmesi, olayı ciddiye alması ve konuda bir şeyler yapılacak olacağı gerekliliğine inanması gerekir. Hatta bu konuda bir miktar harcamayı da göze alması
* Personeli yukarıda anlatılmaya çalışılan konularda eğitmesi
* Bunker prosedürlerini gözden geçirerek, gerekli change over prosedürleri hazırlaması
* Risk değerlendirmeleri yenilenerek yukarıda çalışılan risklerin ortaya çıkması durumunda yapılacaklara gemi ve şirket olarak hazırlıklı olunması
* Sefer ve yakıt planlarının 31 12 2019 da fazla miktarda üzerinde eski yakıt kalmayacak şekilde planlanmalı
* 31 12 2019 tarihinde gemi üzerinde kalacak olan yüksek kükürtlü yakıtın nerede store edileceği önceden belirlenmeli. Bu yakıtlar Nisan 2020 ye kadar taşınabilir.
* Bir istisna eğer bulunduğunuz limanda uygun yakıt yok ise, her iki liman otoritesi ile haber verilerek kullanılabilir.
* Personelin bilgilendirilmesi
* Gemideki dizel motorların performansının alınması

Yakıt tanklarının durumu

* Ne kadar zamandır yakıt o tankta?
* Karışık yakıt var mı?
* Bu yakıtların temizleme yöntemi ne olacak?
* Personel temizleyecek
* Tersane ve dışarıdan bir firma temizleyecek
* Kimyasal kullanılacak
* Karıştırılarak temizleme

Yakıtın geçtiği her elemanın kontrolü

* tanklar
* termometreler
* transfer pompaları
* filitreler
* barel-plunger
* enjektörler
* viskozimetreler

31.12.2019’dan tanklarda ne kadar yakıt kalabileceği öngörülmeli

Tanımlanmış riskler
* Yakıt bulamama riski
* Yakıt transfer edememe (ısıtma sorunu)
* Yakıtın transfer için yeterli basınca ulaştırılamaması
* İlk start problemi
* Makinede yanma(çalışma) sorunları

Silindir ve Pistonların durumu
* Piston, pompalar, enjektörler, segmanların kondisyonu izlenerek gerekirse yenilenmesi.

2020 Sülfür Uygulamaları Seminerinde son olarak Mustafa Muhtaroğlu bir sunum yaptı.

Mustafa Muhtaroğlu, 2020’den önce yakıt ve ikmal piyasalarının son durumu hakkında açıklamalar yaptı.

Mustafa Muhtaroğlu, yaptığı sunumda şu ifadeleri kullandı:

* Bugüne kadar tüm dünyada standart bir fiyatlamaya tabi olan gemi yakıtları LSFO 0,5 başlamasıyla karmaşık bir seyir izledi.

* Başlangıçta yüzde 1 kükürt Fuel Oil endeksli düşünülen fiyatlama son dönemde Gasoil fiyatı eksi olarak oluşmaya başladı.

* Ana limanlarda fiyatlama ICE Gasoil – 20/30 şeklinde görülmeye başladı.

Büyük İkmal Noktaları:
Singapur 50 milyon ton
ARA Bölgesi 20 milyon ton
Fujairah 12 milyon ton

Karadeniz & Akdeniz Bölgesi
İstanbul 3 milyon ton
Novo 2 milyon ton
Pire 2 milyon ton
Malta 1,8 milyon ton
Gibraltar 4 milyon ton
Algeciras 3 milyon ton

Son dönemde ortalama 400 dolar olan Fueloil 600 dolar olacak, yüzde 50 artış ve yüzde 50 daha fazla finans ihtiyacı var. Bugüne kadar piyasada finanse edilen bu yapı 2020’de değişmek ve yeniden şekillenmek durumunda.

Kaynak : Türkdeniz.com

Bunları da beğenebilirsin
X