Turkon Line’den çevre dostu hareket

Turkon Line İcra Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, Turkon Line filosuna scrubber anlaşmasının deyatlarını anlattı.

Denizcilik Dergisini takip edin : LinkedIn - Facebook - Twitter - Instagram - YouTube

Türkiye’nin özel konteyner taşımacılık şirketlerinden biri olan Turkon Line, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) hem çevre hem de insan sağlığı için gemilerdeki akaryakıtın kükürt içeriğini önemli oranda düşürme kararının bir sonucu olarak, uluslararası kurallara tam uyum sağlamış olarak hizmet vermek için kolları sıvadı.

Turkon Line, düşük sülfür uygulaması ile ilgili uzun süredir devam eden çalışmalarını, ME Production firmasıyla birkaç gün önce yaptığı anlaşmayı sonuçlandırdı. Filosundaki gemilere scrubber takılması için gerekli yatırımları yaptı. Bu sistem ile denizden alınan su, scrubber içine verilerek egzoz gazı temizliği sağlanır. Yapılan bu anlaşma ile yıl sonuna kadar ekipmanların tüm Turkon Line gemilerine takılması planlanıyor.

Delmar Safety

“Kiracımızla bir anlaşma yaptık”

Yakıt tasarrufu ihtiyacından kiracılarıyla yaptıkları bir anlaşma sonucu bu karara vardıklarını belirten Turkon Line İcra Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, “Her gemi 9 bin ton yakıt yakıyor. 9 bin yakan ortalama bir gemi hangi rakamı koyarsanız koyun, 50- 100-200 dolar senelik yarım milyon dolarla 2 milyon dolar arasında fark çıkıyor. Böyle bir şeyi haklı olarak göze alamazdık. Dolayısıyla kiracımıza kazancın yüzde 60’ını bize ödemesi biz de yatırımımızı yapalım size teklif yaptık. Kiracı kabul etti. Yatırımımızı yapıyoruz” dedi.

“Böyle bir piyasa gelişecek”

Yeni çıkacak düşük sülfürlü yakıtın içine katılacak katkının gemilerinin performansına ve makinelerine olumsuz etki yapacağını düşündüklerini dile getiren Kalkavan, “Sülfürü düşürmek için yapılacak olan katkılara göre yapılmadı o makineler. Bizim de armatör olarak makineleri korumak için yapmış olduğumuz bir hareket. Kalite olarak bildiğimiz yakıtı alacağız. Dolayısıyla ciddi bir risk. Armatörlerin iyi düşünmesi lazım. Biz her halükarda kiracıdan o primi alacağımızı düşünüyoruz. Kiracılarla böyle bir piyasa gelişecek. Çok basit. Kazandırdığının bir kısmını geri alıyorsun. Ve yatırıma dönüştürüyorsun. Buradaki soru şu. Acaba kullandığımız yakıt her yerde olacak mı? Çünkü sonuçta düşük sülfürlü kullanmak zorunda kalacağız. Biz kendimizi 14 limana vuruyoruz. Her halükarda bir limanda bulacağız. O açıdan bu kararı kendi açımızdan verdik” diye konuştu.

“Artık artışlardan etkilenmeyeceğim “

Kalkavan, şöyle devam etti: “Bana sorarsanız bu kural değişmeyecek. Gücü olan kiracısını bir oto finansman olarak kullanabilir. Kiracıyla farklı bir anlaşma yapmasında fayda var. Teslimin bu sene içinde olması lazım. Biz de bu sene içinde gemileri scrubber ile donatıp normal hayatımıza devam edeceğiz. Kiracı olarak her sene gemi için 5 yüz, 1-2 milyon dolar yakıta fark ödeyeceğime onun yüzde 60’ını armatöre ödüyorum, yatırımını yap bu farktan beni kurtar diyorum. Artık artışlardan zıplamalardan etkilenmeyeceğim. Şu anda oyun başka bir yerde oynanıyor. O açıdan da rekabette kalabilmek için kazan kazan modeli bu. Armatörlerin kendi kiracılarıyla bunun görüşmelerini yapmalarında fayda var.”

“Hızlı hareket edilmeli”

Ağırlıklı olarak Çin’de üretilen scrubber için hızlı hareket edilmesi gerektiğine işaret eden Kalkavan, “Biz yeni anlaşma yaptık. 7 ayda teslimini alacağım. Stoklar çok dolu. Her zaman bu imkan yok. Fiyatlar 1 milyondan 2 milyon dolara kadar gidiyor. Önemli. Farklı bir alan. Rekabet dışında kalabilirsiniz. Bırakın kiraları almayı kiraları düşebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Bunları da beğenebilirsin
X