Denizcinin anasayfası

21 ton altınla batan gemiden mucize çıktı!

21 ton altın sikke ve diğer hazinelerle batan SS Central America’da bulunan fotoğraflar tarihe yeni bir ışık tutuyor.

ABD’de 1857 yılında 21 ton altın sikke ve diğer hazinelerle batan SS Central America gemisinde yapılan keşifler devam ederken, gemide ölen 425 kişiden bazılarına ait fotoğraflar ilk kez yayınlandı. Söz konusu fotoğraflar, tarihe yeni bir ışık tutarken, fotoğrafların okyanusun yüzlerce metre altında çok iyi korunduğu görüldü.

“Altın gemisi” olarak da bilinen SS Central America, ABD’nin California eyaletinde yeni bulunan bazı zenginliklerle birlikte 1857 yılında Güney Carolina eyaletinin kıyılarında battı. ABD’nin doğu kıyısına dönen 425 kişi, çıkan bir kasırganın ardından geminin batmasıyla Atlantik Okyanusu’nun derinliklerine gömüldü.

Gemidekiler, onları zengin eden tahminen 21 ton altın sikke ve külçe ile birlikte battı. Bununla birlikte, bazı yolcular aynı zamanda daha kişisel değere sahip bir şey taşıyorlardı.

Delmar Safety

İlk kez yayınlandı

2014’te yapılan keşif esnasında geminin enkazından kurtarılanlar, fotoğrafçılığın ilk başarılı ticari biçimi olan dagerreyotipler (metal bir plaka üzerinde tutulan tek seferlik bir resim) ve bir tür cam plaka fotoğrafçılığı olan ambrotiplerdi. Fotoğraflar ilk kez şimdi yayınlandı.

Altınlar hala paylaşılamıyor

Diğer taraftan SS Central America’nın batığı ilk kez 1988 yılında bulundu. Ardından enkazdaki değerli maden ve eşyaları kurtarmak için çalışmalar başlatıldı. SS Central America Projesi’nin eski baş bilimcisi ve tarihçisi Bob Evans, fotoğrafların on yıldan uzun bir süre önce kurtarıldığını, ancak okyanus tabanında gemiyle birlikte bulunan altın üzerinde “çetin bir yasal savaş” olduğunu söyledi. Bu durum ise bir asırdan fazla bir süre deniz yatağında yattıktan sonra bile hala bozulmamış olan fotoğrafların yayınlanmasının gecikmesine neden oldu.

Fotoğraflara tutundular

Evans, 1983’ten beri SS Central Amerika’yı araştırıyor ve onu “kaybedilmiş Amerika tarihinin ilginç bir parçası” olarak nitelendiriyor. Evans, “Yolcular için önemli olan şeylerin paraları ve fotoğrafları olduğunu görmek inanılmaz bir andı. Son nefeslerini verirken bunlara tutunmuşlardı” diye konuştu.

Öte yandan, 1850’lerde fotoğrafçılık ABD’de son derece popüler hale geldi ve California’ya altın aramaya giden insanlar evlerindeki sevdiklerine fotoğraf gönderirdi. Evans, “Belki de bazı yönlerden yepyeni bir modaydı. İnsanlar, bir yağlı boya ressamı tutmak yerine, bir veya iki dolar vererek fotoğraf çektiriyordu. Ekonomik statülerini ve iyi giyimlerini böylece sergileme imkanı buluyorlardı. O zamanlar San Francisco’da onlarca fotoğraf stüdyosu vardı” dedi.

Diğer taraftan Evans, fotoğrafların bu kadar iyi korunmasının bir nedeninin o zamanki fotoğrafçılık yöntemleri nedeniyle, bir kasada sulu ortamdan kapatılmış olmaları olduğunu söyledi. Bunlar, deri kaplı ahşap da dahil olmak üzere çeşitli kaliteli malzemelerden üretilmişti.

Okyanusun dibindeki sert tuzlu ve yüksek basınçlı bir ortam olsa da, fotoğrafları koruyan bir diğer faktör de Atlantik sularının serinliğiydi. Öte yandan, talihsiz gemiyi 2. kategori bir kasırganın batırdığına inanılıyor. Yaklaşık 150 kişi kurtarıldı, ancak kaptan da dahil olmak üzere 425 kişi gemiyle birlikte battı.


Bunları da beğenebilirsin