Denizcinin anasayfası

Denizciler iklim krizi için buluştu

TÜRDEF, Piri Reis Üniversitesi ve Deniz Kültürü Derneği işbirliği ile organize edilen ''İklim Krizi Zirvesi'' Piri Reis Üniversitesi'nde gerçekleştirildi.

İklim krizine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak için Deniz Kültürü Derneği öncülüğünde 2016 ve 2019 yıllarında yapılan İklim Krizi Kurultayı’nın devamı niteliğindeki “İklim Krizi Zirvesi”, ulusal ve küresel ölçekteki iklim krizi sorunlarını ve bu sorunlara sunulan çözümleri bir araya getirdi.

TURKDENİZ.COM’un haberine göre, İklim Krizi Zirvesi’nin açılış konuşmalarını, Deniz Kültürü Derneği Başkanı Ayşe Olcay, Türkiye Denizcilik Federasyonu Başkanı Arif Bostan ve İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran gerçekleştirdi.

Açılış konuşmalarında Deniz Kültürü Derneği Başkanı Ayşe Olcay: “Bu organizasyonun hayata geçmesi için destek olan başta çatı kuruluşumuz DTO olmak üzere bütün sponsorlarımıza minnettarım… Biz Hakkı Şen’in bize söylediği, önerdiği, yapalım dediği şeyleri dernek olarak yapmaya devam edeceğiz. Hakkı, çok iyi bir gazeteci idi. Önemli bir kalem, stratejik bir akıldı. Ömrünün son 30 senesinde denizcilik sektörünün daha iyi bir yere gelmesi için uğraş verdi. Önemli olan bugün burada güzel bir organizasyona hep birlikte imza atabilmek. “ ifadelerini kullandı.

Delmar Safety

Türkiye Denizcilik Federasyonu Başkanı Arif Bostan ise: Denizcilik sektörünün iklim krizi sonucunda ortaya çıkan olumsuzluklardan çok fazla etkileneceğine ve sektörün daralmalar yaşayacağına değindi.

İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran ise yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “ Deniz Kültürü Derneği ile Türkiye Denizcilik Federasyonu’nun, merhum Hakkı Şen anısına Deniz Ticaret Odamızın desteğiyle düzenledikleri “İklim Krizi Zirvesi” vesilesiyle aranızda bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce, geçtiğimiz yıl Kasım ayında kaybettiğimiz merhum Hakkı Şen’i sevgi ve saygıyla yad ediyorum. Hakkı Şen, meslek hayatını denizcilik ve deniz kültürü konularına adamış, insanlara deniz bilinci ve sevgisini aşılamak için başarılı yayınlara imza atmış değerli bir insandı. Kurduğu Deniz Kültürü Derneği vasıtasıyla ülkemizde deniz kültürünün geliştirilmesi, gençlere ve çocuklara deniz sevgisinin aşılanması, Türk insanına denizleri sevdirmek ve bu kültürün herkes tarafından kabul görmesi için uğraş vermişti. Önceleri “İklim Değişikliği” adı altında gündemimize giren, günümüzdeki tanımıyla ise “İklim Krizi” için düzenlediği kurultaylar ile yıllar öncesinden bu konuda farkındalık oluşturmayı amaçlamış ve bunu başarmıştı. Hiçbir zaman unutmayacağımız, gönüllerimizde daime yer alacak merhum Hakkı Şen’e Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun.

İklim değişikliğinin denizlerde neden olduğu etkilerin ekonomik ve sosyal alanda yansımaları günümüzde çok yakından hissedilmeye başlanmıştır. Günlük yaşamımızda artık çok açık bir şekilde karşı karşıya kaldığımız iklim değişikliğinin etkileri sadece maddi ölçekte değil, bireysel ve toplumsal yaşamın hemen her alanında çok ciddi olumsuz etkiler yaratmaktadır.

İklim değişikliğinin etkisi sadece sıcaklıklardaki artış olarak karşımıza çıkmamaktadır. Kuraklık, aşırı yağış ve seller, şiddetli kasırgalar gibi beklenmeyen hava olaylarının sıklığı ve etkilerindeki artış, okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme, buzulların erimesi gibi etkenler sonucunda farklı ekosistemlerin yanı sıra farklı coğrafyalardaki yerleşik insan topluluklarının da ciddi risklerle karşı karşıya kaldığı görülmektedir.

Uluslararası deniz taşımacılığı diğer taşıma modlarıyla karşılaştırıldığında ton/mil başına en az karbon salınımına yol açan taşıma şeklidir. Bununla birlikte uluslararası deniz taşımacılığı, küresel emisyonların %2,3’üne karşılık gelen, gemilerden kaynaklanan karbondioksit (CO2) emisyonlarının sürdürülebilir oranlara düşürülmesi için Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün Sera Gazı Başlangıç Stratejisi’nde belirtilen 2050 yılına kadar %50 oranında daha düşük emisyon seviyelerine ulaşmayı hedeflemektedir.

Uluslararası denizcilik sektörü, küresel petrol üretiminin %4’lük kısmına tekabül eden günde 4 milyon varil petrol kullanımıyla, küresel ticaret hacminin yaklaşık %90’ının taşınmasını sağlayarak küresel ekonomide önemli rol oynamaktadır. Fosil yakıtlar, deniz taşımacılığının toplam yakıt ihtiyacının yaklaşık %98’ini oluşturmaktadır. Bu nedenle denizcilik sektörünün, iklim hedeflerini karşılamak için gereken sıfır emisyonlu sevk sistemlerini geliştirmeye yönelik değişimi geliştirmesi ve yeni teknolojileri uygulamaya koyması gerekmektedir.

Bu kapsamda gelişmiş ülkeler, bir yandan artan küresel üretimin pazarlara ulaştırılması için gemi filolarını yenilerken, diğer yandan tüm ulaşım araçlarının çevreye verdiği zararı en aza indirmek üzere çeşitli tedbirleri uygulamaya koymaktadır.

Uluslararası ticarette büyük pay sahibi olan denizcilik sektörü, iklim değişikliği tedbirlerinden en çok etkilenecek sektörlerin başında gelmektedir. Bu doğrultuda sektörümüzdeki farkındalığı artırmak için iklim değişikliğiyle mücadele çalışmaları kapsamında, deniz taşımacılığından kaynaklanan emisyon ve kirleticilerin belirlenen hedefler doğrultusunda azaltılması, Avrupa Birliği’nin (AB) Avrupa Yeşil Mutabakatı uygulamaları ve Emisyon Ticaret Sistemi’nin denizcilik sektörünü de kapsayacak şekilde genişletilmesi konuları yakından takip edilmektedir.

Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın bir devamı olarak, Avrupa Birliği’nin 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını %55 oranında azaltmak için tasarladığı bir paket olan 55’e Uyum (Fit for 55) kapsamında denizcilik sektörünün Emisyon Ticaret Sistemi’ne dahil edilmesi öngörülmüştür. 29 Kasım 2022 tarihinde Avrupa Birliği Üyesi 27 Devlet, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu arasında uluslararası deniz taşımacılığının Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi’ne (EU ETS) dahil edilmesine ilişkin ön mutabakata varılmıştır. Bu çerçevede, ETS’den elde edilen gelirlerin İnovasyon Fonu kapsamında Avrupa Birliği denizcilik sektörü için kullanılacağı, 2030 yılına kadar İnovasyon Fonu için denizcilik sektörüne yaklaşık 1,5 milyar Euro’ya tekabül eden 20 milyon ETS tahsisatı ayrılacağı ifade edilmektedir.

Denizcilik sektörünün sıfır emisyon hedefine yönelik küresel ölçekte devam eden çalışmalar/faaliyetler kapsamında, üyesi olduğumuz Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) bünyesindeki Deniz Çevresini Koruma Komitesi (MEPC) toplantılarında sektörü yakından ilgilendiren Sera Gazı (GHG) emisyonlarının azaltılması, 1 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen Mevcut Gemilerin Enerji Verimliliği İndeksi (EEXI) ve Karbon Yoğunluk Göstergesi (CII) kural ve uygulamaları ile enerji verimliliğinin artırılması hususları görüşülmekte, gemiler başta olmak üzere sektörde uygulaması yapılmaktadır.

Uluslararası Denizcilik Örgütü Sera Gazı Başlangıç Stratejisi kapsamında sera gazı azaltım hedefini %50 olarak belirlemiş olup son günlerde bu hedefin iki katına çıkarılarak 2050 yılına kadar karbon emisyonlarının net sıfır seviyesine indirilmesi tartışılmaktadır. Diğer taraftan Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS) tarafından ise, mümkün olan en kısa sürede piyasa temelli bir önlem olarak küresel karbon vergisi oluşturulması hususu da gündeme getirilmektedir.

Uluslararası düzeyde yürürlüğe giren kurallar ve uygulamalar çerçevesinde sıfır karbonlu yakıtlara geçişi hızlandırmak ve büyük ölçekte alternatif yakıtlara erişilebilirliği sağlamak için birden fazla yeni teknolojinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda denizcilik sektörünün Ar-Ge çalışmalarına hız kazandırması büyük önem arz etmektedir. Hidrojen, amonyak, biyoyakıtlar ve yenilenebilir kaynaklardan elektrifikasyon gibi alternatif yakıtlara geçiş ile deniz taşımacılığından kaynaklanan emisyonların %80 oranında azaltılabileceği öngörülmektedir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de 7 Ekim 2021 tarihinde onaylanan Paris İklim Anlaşması’yla belirlenen sıcaklık artışının 2 santigrat derecenin altında tutulması hedefinin karşılanabilmesi için deniz taşımacılığı ve denizcilik sektörünün 2050 yılına kadar tamamen net sıfır emisyonlu enerji kaynaklarıyla işletilmesi gerekmektedir.

Mısır’da, 11-18 Kasım 2022 tarihleri arasında düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27’nci Taraflar Konferansı’nda (COP27), Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), Dünya Bankası ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından düzenlenen panel ile yenilenebilir enerji kullanılarak alternatif yakıtların payının artırılmasıyla denizcilikte dekarbonizasyon yol haritaları değerlendirilmiştir. Ayrıca COP27’de oluşturulan iklim değişikliğinden etkilenen az gelişmiş ülkeler için kayıp zarar fonuna ise denizciliğin de katkıda bulunması gerektiği görüşü Avrupa Birliği tarafından ifade edilmiştir. Buna ilave olarak, önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek olan COP28’de kayıp zarar fonu finansal yapısının görüşülmesi öngörülmektedir.

COP27 kapsamında gerçekleştirilen toplantılara iştirak eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum da Birleşmiş Milletler Kyoto Sözleşmesi ve Paris Anlaşması çerçevesinde ülkeler tarafından bilgi ve tecrübelerin paylaşıldığı, ülkelerin hedeflerinin ve projelerinin istişare edildiği belirtilerek ülkemizin hedefi olarak 2053 net sıfır emisyon ve kalkınma döngüsel yeşil ekonomi anlayışıyla hedefimiz ortaya konulmuştur.

Küresel ölçekte alınan iklim değişikliği önlemlerine ilişkin kararlar ve uygulamalara bakıldığında Türk sahipli deniz ticaret filomuzu, gemi inşa sanayimizi, limanlarımızı kısaca denizciliğimizi bir bütün olarak düşünüp, IMO ve AB tarafından getirilmek istenen tedbirler sonucunda ortaya çıkacak büyük ekonomik maliyetlerin karşılanabilmesi için denizcilikte yeşil dönüşümün devlet politikası olarak benimsenerek her alanda güçlendirilmesinin bir gereksinim haline geldiği görülmektedir. Önümüzdeki zorlu dönemde devletimiz ve denizcilik sektörünün el ele vererek bu dönüşümü başarıyla gerçekleştireceğine inancım tamdır.
Bu önemli Zirve’yi düzenleyenlere ve emeği geçenlere gönülden teşekkür ediyorum. Önümüzdeki süreçte gündemin en ön sıralarında yer almaya devam edeceği görünen iklim krizi konusunda bu tür etkinliklerin artarak devam etmesinin önemli olduğunu düşünüyor, gelecek kuşaklara aktaracağımız daha yeşil ve temiz bir dünya temennisiyle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”

Açılış konuşmalarının ardından Zirve’nin Ana Tema Konuşmacısı Prof. Dr. Mustafa Sarı; “Marmara Denizi’ni tehdit eden faktörler ve çözüm önerileri” başlıklı sunumu ile katılımcıları bilgilendirdi.

Daha sonra İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Başaran Bayrak’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen ‘Medyanın Gözü ile İklim Krizi’ başlıklı oturumda; Gazeteci – Ekonomist Meliha Okur, FOX TV Haber Koordinatörü Ogün Yıldız ve Milliyet Gazetesi Muhabiri Gökhan Karakaş sunumları ile medyanın iklim krizine bakış açısını anlattı.

Zirvenin ‘İklim Krizi Tehdidi Altında Denizcilik Sektörü’ başlıklı ikinci oturumunun moderatörlüğünü TURMEPA Başkanı Şadan Kaptanoğlu yaptı. Oturumda TÜRK P&I Genel Müdürü Ufuk Teker (Deniz sigortacılarının çevre hassasiyetleri ve gelecek dönemde gemi sahiplerine uygulanacak yaptırımlar), TURMEPA Genel Sekreteri Semiha Öztürk (İklim Değişikliğine Karşı Sıfır Atık Mavi Seferberliği), ALKOÇ Grup İş Geliştirme Müdürü Emel Hayretdağ (Dünyayı nasıl bozduk? Tamiri mümkün mü?), Akdeniz’i Koruma Derneği Proje Geliştirme Uzmanı Yasemin Ulusoy (AKD’nin Deniz Koruma Alanlarında Ekosistem Restorasyonu Çalışmaları), UZMAR AR-GE Sorumlusu Nalan Erol (Gemi inşada Yeşil Dönem: Methanol-Otonom-Full Elektrik dizayn uygulamalarının kısa ve uzun vadede çevreye olumlu etkileri), Vento Denizcilik Kurucu Ortağı Seçkin Yılmaz (Ventoverse NFT Koleksiyonu ve temiz denizler) ve Rexoil Denizcilik Yağları Satış Müdürü Salih Bildiren (Biz Elimizden Geleni Yapıyoruz. Ya siz?) başlıklı sunumlarını katılımcılar ile paylaştı.

Zirvenin kapanış oturumunda ise ‘İklim Değişikliğinin İnsan Sağlığına ve Doğaya Etkileri’ konusu tüm yönleriyle masaya yatırıldı.
Gemi Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cem Seven’in moderatörlüğünü üstlendiği oturuma TÜRK LOYDU Başkanı Cem Melikoğlu, Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Barbaros Büyüksağnak, / İTÜ – Kutup Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü DR. BİLGE TUTAK, Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Deniz İşletmeleri Yönetimi Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul ve AMBRD Laboratuvarı Kurucusu Dr. Baki Yokeş sunumları ile destek verdi.


Bunları da beğenebilirsin