Denizcinin anasayfası

Mozart’ın 3 mürettebatı İstanbul’da

Türkiye’nin Gabon Büyükelçisi Nilüfer Kaygısız tarafından uğurlanan üç gemici, Türk Hava Yolları’nın Libreville-İstanbul seferini yapan tarifeli uçuşuyla saat 03.30 sıralarında İstanbul’a geldi. İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nda giriş yapan gemiciler, çalıştıkları denizcilik şirketinin yetkilileri tarafından karşılandı.

Türk bayrağını gördüm, mutluyum

Korku dolu ve zor anlar yaşayan gemiciler, çıkışta kendilerini bekleyen basın mensuplarına olayı ve sonrasında yaşadıklarını anlattı. Furkan Yaren, ”Aileme şu an kavuşacağım inşallah. Türkiye’ye ayak bastım. Türk bayrağını gördüm. Çok mutluyum. İnşallah diğer arkadaşlar da en kısa zamanda ailelerine kavuşurlar” dedi. Korsanların saldırısı sırasında neler yaşandığına ilişkin bir soru üzerine Yaren, “Bizim önceden yapılmış talimlerimiz oluyor. Prosedürlerimiz var. İlk alarm geldiğinde, bunun talim olmadığıydı. Hepimiz apar topar emniyetli bölgeye inmeye başladık. O anda yanımıza ne alabiliyorsak almaya başladık. Emniyet kapılarımızı, balistik kapılarımız kapattık. Orada yardım beklemeye başladık” diye konuştu.

Delmar Safety

Korku filmi gibiydi

Geminin Başmühendisi Süha Tatlıgül ise saldırının başlamasının ardından yaşananları şöyle anlattı: “Tam yol vermemize rağmen 15 dakika sonra yakaladılar. Sürat botları sanırım 26-27 knot… İskele tarafından yakaladılar. Merdiveni güverteye attılar. Yükseklik 10-15 metre. Ondan sonra aşağı indi süvari kaptan. Hemen dümen dairesine kendimizi kilitledik. Korku filmi gibi ateş ettiler devamlı. Taradılar. Balyozlarla saatlerce vurdular. 7 saat böyle inledi içerisi. En sonunda taş motoruyla kesmeye başladılar. Bilinçsizce ateş ettiler. Herkes bir tarafa kaçışırken, Allah rahmet eylesin 2’nci mühendisimiz öldü. Baktık içeriye iyice giriyorlar. Halatlarla yukarıya çıkmaya çalışırken orada iki metrelik bir boşluk vardı. Oradan aşağı düştüm ve öyle kurtuldum. Diğer arkadaşları alıp götürdüler. Onlar gittikten yarım saat sonra ben çıktım. Beni de sormuşlar, aramışlar ama bulamayınca bırakmışlar.”

15 arkadaşımız esir

Yağcı Bahadır Yeşilalan da, “Hükümetime çok teşekkür ederim. Cumhurbaşkanıma, Dışişleri Bakanımıza, Gabon’daki büyükelçimize ayrıca teşekkür ederim. Bizim sürekli yanımızdaydı. Çok da konuşulacak bir şey yok. 15 arkadaşımız esir. Fazla konuşunca aslında onların ailelerin acılarına iğne batırmış oluyoruz” şeklinde konuştu.


Bunları da beğenebilirsin