Denizcinin anasayfası

Tsunamiden etkilenen balıkçı: Kıyamet gibiydi

Merkez üssü Seferihisar olan depremin etkileri sürüyor. 3 metre yükselen deniz suyu sokaklara ve caddelere dolarak sahildeki kafeteryalara ve Kaleiçi’ne büyük oranda zarar verdi. 

Doğma büyüme Seferihisar’lı olan ve deprem anında evde olduğunu belirten 70 yaşındaki Şenay Özer, şunları ifade etti: “Çok kuvvetli oldu, korktuk. Dışarı çıktık. Sonra sular geldi. Köyümüzün halini böyle görünce çok üzüldüm.”

“Denizde bir gariplik olduğu belliydi”

Delmar Safety

Afet sırasında denizde mahsur kalan ve daha önce böyle bir afetle karşılaşmadığını belirten 51 yaşındaki balıkçı Cüneyt Efeer, şunları söyledi: “Saniye sürmedi. Çekti bizi. Sular bir anda normal seviyesinin 3 katına çıktı. Neredeyse ormanlara çıktık. Gökliman’dan çıkarken de girdap oluştu. Teknenin motorları büyük ol masa alacak bizi içine. Korktuk. İletişim de yok. O an aklıma çocuklar geldi. Deprem sırasında da tekne çok kötü sallandı. O an herkes bindi, arabasına kaçtı. Her şeyi bıraktılar. İskele, yatlar hep gitti. Ben dünyayı gezdim kaptanken böyle bir şey görmedim.”

62 yaşındaki balıkçı İrfan Kozan ise depreme evde yakalandığını fakat denizde bazı gariplikler farkettiğini ifade etti. Denizle şaka olmayacağını vurgulayan Kozan, “Deprem denizi bardak gibi salladı. Sabit teknelerin ipleri koptu. Çok kötüydü. Denizde de bir süredir bazı gariplikler vardı. Balık da kısıtlıydı. Depremden önce denizde bazen gelgit oluyordu. Ben balığa çıktığımda hissediyordum. Bir gariplik olduğu belliydi” diye konuştu.

 

Cüneyt Efeer

“Çok korktuk”

Liman bölgesinde 33 yıldır sahil balık restoranı işleten 56 yaşındaki Mehmet Orcan yaşadıklarıyla ilgili şöyle konuştu: “Balık satış yeri olan mezatın üzerine çıktık. Ancak o zaman kurtulabildik. Önümüzdeki elektrik direkleri patladı. Çok korktuk. Depremleri çok yaşadık ama bu şekilde bir depremi yaşamadık. Tsunami hiç olmamıştı. Boydan boya marinaya kadar sular çekildi. Yatlar yan yattı. Sonra öyle bir hızla su üzerimize gelmeye başladı ki… Bütün millet ceketini çantasını alıp kaçtı. Kimsecikler kalmadı. O an bildiğim bütün duaları okudum. Dedim artık teslim olacağız. Başka yapacak bir şey yok. Camlar patladı. Bundan sonra sağlığımız yerinde olsa yeter.”

Kaynak: Cumhuriyet


Bunları da beğenebilirsin