Denizcinin anasayfası

Gemi insanları hakkında bir araştırma incelemesi

Meslek büyüğüm Sevgili Ömer Asmalı Ağabey 14 Kasım'da bir makale yayımladı. Bu makalenin vurguladığı hususlara kısaca değinmek istiyorum.

Kapt. Ömer Asmalı Ağabey 14 Kasım 2022’de1 “Gemi İnsanlarında Oluşan Psikolojik ve Sosyolojik Etkiler” adlı makaleyi yayınladı. Çok istememe rağmen elimdeki birkaç yazı nedeniyle bir kez okumak dışında ilgilenemedim. Şimdi değerlendirme zamanı. Bu makalenin vurguladığı hususlara kısaca değinmek istiyorum.

Öncelikle bu alanda bildiğim kadarıyla ilk araştırma olması açısından Ömer Ağabeyi ve Uzman Psikolog Ceyda Çalışkan’ı kutlarım. Bu tür çalışmalar bu konulara eğilmek isteyenler için bir basamak işlevi görecek ve arşive girecektir. Umudumuz daha fazla sayıda araştırmacının denizcilerin psikolojik durumlarına eğilmesidir.

Delmar Safety

Ankete 308 kişi katılmış, bunlardan 240’ı karada çalışırken 68’i denizde çalışmaktadır. Katılanların %90’ı erkek, %10’u kadındır. Dünya filosu göz önüne alındığında kadın gemi insanı %2- 2,5 kadardır. Bu çalışmada oranın fazla çıkmasının nedeni karada çalışan kadınların sayıca fazla olmasıdır. Medeni durum itibarıyla, katılımcıların %70’i evli ve çocuklu, %22’si bekâr, %11’i evli ve çocuksuzdur. Evliliğin yüksek çıkması yine karada çalışanların sayıca fazla olduğu ile açıklanabilir. Eğitim düzeyinde, katılımcıların %63’ü üniversite (lisans) mezunu, %22’si lise mezunu, %9’u ise yüksek lisans mezunudur. Katılımcılar arasında doktora derecesi olan bile vardır. Bu da karada çalışan katılımcılar ile açıklanabilir. Tüm bu verilerden tayfa sınıfı gemi insanlarına erişimin az olduğu görülmektedir. Diğer bir husus, gemideki pozisyonlardır. Ankete göre katılımcıların %38’i kaptan, %24’ü güverte zabiti ve %13’ü başmühendistir. Görüleceği üzere araştırmaya katılanların %78’i zabit sınıfı gemi insanlarıdır. Meslekte geçirilen süre olarak %37 (1-10 yıl), %28 (30 ve daha fazla yıl), %20 (11-20 yıl), %15 (21-30 yıl) sayıları verilmiştir. Bu sürelerin fazla çıkmasının nedeni yine karada çalışan katılımcıların sayıca fazla olmasıdır.

Denizcilik mesleğine girişte, %38 maddi sebepler, %33 denizin sevilmesi, %7 macera, %7 ailevi nedenler sayılmıştır. Maddi sebepler, bugün de geçmişte de önemli olmuştur. Bununla birlikte denizin sevilmeden yapılmayacağı ortadadır. Bildiğim birçok arkadaşım bir yıl veya daha az bir sürede denizden karaya geçti. Bu husus, onları yargılamak adına değil, bir durumu yansıtmak açısından ifade edilmiştir. Sonuçta herkes dilediği yerde çalışır, buna doğaldır ki kişi karar verir. Yukarıdaki sorunun yanıtının tek olması beklenmemelidir. Örneğin kendi adıma burada sayılan ilk üçünü tercih ederek mesleğimi seçtim.

Meslek size beklediğiniz imkânları verdi mi?

Bu soruya %55 evet, %41 kısmen, %4 de hayır yanıtını vermiştir. İlk ve ikinci oranın birbirini tamamladığını kabul ederek, daha çok maddi imkânların karşılandığını düşünüyorum. Ancak bu soruyu yanıtlayanların karada çalışanlar ve genelde zabitler olduğunu düşünürsek buradaki yanıtların yine tayfa sınıfı gemi adamlarını yansıtmadığını söylemeliyiz. Gençlere denizcilik mesleğini tercih eder misiniz? sorusu değerli bir sorudur. İlk başta bu soruya bir çırpıda yanıt vermek benim için de zor. Zira bu husus, o gencin kişisel özellikleri ile birebir bağlantılı. Araştırmaya göre %70 evet, %30 ise hayır denmiş. Doğrusu ben kişisel olarak evet oranının yüksek olduğunu düşünüyorum. Bunun nedeni bu araştırmaya katılanların %78’nin (240 kişi) karada çalışmasıdır. Onlar sonuçta “unlarını elemişler ve eleği duvara asmışlardır”, diğer bir deyişle “tuzları kurudur”. Ya denizden ekmeğini çıkaranlar ne düşünmektedir? Bunun daha detaylı araştırılması gerekir. Diğer bir husus, denizcilik mesleğinin avantajlarıdır. Yanıt olarak, % 34 çok para kazanılması, %25 bağımsızlık (özgürlük) hissi, % 15 iş garantisi, %10 birçok ülke gezilmesidir. Dezavantajları olarak da, %61 aileden uzak kalma ve % 26 sosyal yaşamın olmaması gösterilmiştir. Bundan sonra denizin tehlikeleri gelmektedir.

Araştırmada kazalarla ilgili olarak, oluşan kazalarda “bilinen nedenler hariç kazaların psikolojik ve duygusal kısmının olduğunu düşünür müsünüz?

Bu soruya %71 evet, %29 hayır yanıtı verilmiştir. Denizciler sakin ve huzurlu ortam, motivasyon, iş güvenliği istemekte bununla birlikte hiyerarşideki yoğun baskılardan, hata peşinde koşan yöneticilerden, suçlama kültüründen, karadan uzak kalmaktan ve sosyal ortam eksikliğinden şikayetçidirler. Onlara karada ve denizdeki yöneticilerin hangi özelliklere sahip olması gerektiği sorulduğunda; %23’ü adil olmalı, %22 çalışanları daha fazla dinlemeli, %19’u çalışanların motivasyonunu önemsemesi, % 16 empati kurabilmesini, %8 tutarlı davranış sergilemesini belirtilmiştir. Bu yanıtlar beni çok tatmin etti. Onlar iyi bir tespit yapmışlar. Eskiden bir deniz işletmesinde enspektör (uzman) konumunda bir kadroda yer almak için, belki 15-20 yıl çalışmak gerekirken, şimdi yeni okul mezunu bir zabit “DPA” olarak atanabilmektedir. İşte bu gemi ve şirket arasındaki köprüye dinamit koymakla eşdeğerdir. İş yaşamımızda birçok kaptandan bu tarzda yakınmalar duyuyoruz. Bu olmaz, bunun önüne geçilmelidir, bu aynı zamanda o koltuğa oturan, o unvanı taşıyan zabite yapılan kötülüktür. Gepgenç insanı oraya oturtan kişi sonradan pişman olur ama iş işten geçer. O kişi de meslekte pişmeden oraya oturursa mesleğini bilmeden, kaçak yollarla biliyormuş gibi yapabilir. İşte bu da tehlikelidir. Genç yaşında işini kavrayıp, ilerlemek varken, sadece karada olmak adına ömürlerini tüketen insanlar vardır. Bundan kaçınmak gerekir.

Gemilerde kaza nedenleri

Katılımcılar %38 dalgınlık / dikkatsizlik, %35 gemide emniyet tedbirlerinin yeterince olmaması, % 12 uykusuzluk ve son olarak aileden ve sosyal çevreden uzak kalmayı ifade etmişlerdir. Aslında gemide emniyet tedbirlerinin yeterince olmaması ISM’e tabi gemilerde söz konusu değildir. ISM’e tabi olmayan gemilerde bu söz konusu olabilir. Diğer bir husus gemilerde teknoloji kullanımının avantaj ve dezavantajları konusudur. Avantajlarında, %58 internet bağlantısının varlığı ile sevdikleriyle görüşme imkânı, %34 gemideki otomasyon cihazların işleri kolaylaştırdığı ifade edilmiş. Dezavantajları hususunda ise, %45 istirahat saatlerinde insan ilişkilerini kısıtlaması, personelin kamaralarına çekilmesi, %30 uykusuzluk, %16 otomasyonun aynı zamanda rehavet getirmesidir. Uykusuzluk sosyal medyada geçirilen zamandan kaynaklanabilir.

Denizde ne kadar çalışmayı düşünürsünüz?

Bu soruya %49 (1-5yıl), %24 (6-11 yıl), %16 (12-20 yıl) ve %11 (20 ve daha fazla yıl) ifade edilmiştir. Bu soruyu 308 kişi yanıtlamıştır. Bu yanıtların büyük çoğunluğu karada çalışanlardan gelmiştir. Bu da bizim meslekten erken ayrılma konusunda çalışmamız gerektiğini söylüyor. Demek ki karaya geçenler meslekte 1-5 yıl arası çalışmışlar. Bu sorunu bizim süratle çözmemiz gerekir. Bunu göz ardı edemeyiz. Türkiye’de sadece denizcilik okulu açmakla, oralara modern ekipman ve yazılım satın almakla, eğitimci yetiştirmekle denizci insan kaynağını sektörde tutmak mümkün değil. Burada kopuk bir bakla var. Bu baklanın bir mekanizma ile doldurulması gerekir. Bu mekanizma çözüm üreterek denizci insan kaynağının gemilerde çalışmasını sağlaması gerekir. Tabii burada kast edilen çalışma bir ömür boyu değil. Bugün bu koşullarda bunu yapamadığımız açıktır.

Meslek hayatı hangi seferlerde geçti?

Yanıtlardan %56 uzak sefer, %20 yakın sefer, %12 kara yine %12 liman sınırı olduğu ifade edilmiştir. % 56 oranı önemlidir. Denizcilik mesleğinin vazgeçilmezi uzak seferlerdir. Tabii bu uzak seferlere uygun denizci insan kaynağının denizcilik okullarına alınması ve mezun olduktan sonra sektöre girmesi ve sektörde tutunmasıdır. Demek ki denizcilik okullarına girmeyi düşünenlere yönelik, özel bir tanıtım yapılmalı, mesleğin olumlu ve olumsuz yanları kavratılmalıdır. Yukarıda söz edilen mekanizma bu işleri üstlenebilir. Diğer bir soru: Denizde neden uzun süre çalıştınız? sorusudur. Bu soruya, %67 ücreti iyi, %18 özgürlük, % 8 kara yaşamının sıkıcılığını öne sürülmüştür. Denizde çalışmayı bırakmayı düşünürseniz, neler etkili olurdu? sorusuna ise: % 53 sevdiklerinden uzak kalmak, %18 sosyal hayatın olmaması, %10 umduğunu bulamamak, %9 deniz koşullarının sertliği yanıtları verilmiştir. İlk iki hususu aşmak için kısa kontrat süreleri uygulamaya konulabilir. Örneğin Hollanda gemilerinde kontrat süresi bırakın ayı, haftaya düşmüştür. 6 hafta gemide kalan izne ayrılmaktadır. Denizi seven birisi çok uzun yıllar bu koşullarda çalışabilir. Burada donatan ve armatörlere de görev düşüyor. Onlar da bu piyasayı izlemeliler. Yoksa eski kabullerle gemilerini yürütemezler. Denizci insan kaynaklarındaki değişimlere herkes uyum sağlamalıdır.

Karada niye çalışmayı tercih ettiniz?

Yanıtlar ise %39 daha dingin hayat yaşamak, %23 evlenmek, %15 kendi işini kurmak şeklindedir. Bu soruya 240 yanıt gelmiştir ve daha önce söylendiği gibi bu kişiler karada çalışanlardır. Diğer bir soru, denizcilik mesleğinin daha çekici olması için neler yapılmalıdır? sorusudur. Yanıtlar: %52 denize uyumlu personel alınmalı, %22 gemilerde sosyal hayat olmalıdır. Denizcilik mesleğini tercih edecek kişilere tavsiyeler de söyle sıralanmıştır. %46 mesleğin artı ve eksileri üzerinde iyi düşünülmesi, %28 para için değil, meslek olarak tercih edilmesi, %14 deniz bırakılacaksa üst kadroda bırakılması ifade edilmiştir. Bu tavsiyeler gayet tutarlıdır.

Gemide çalışmayı en çok olumsuz olarak etkileyen faktörler

%75 yorgunluk, stres, uykusuzluk, %13 alkol ve madde bağımlılığı ve %5 yüksek tansiyon rahatsızlığıdır. Bu en yüksek oranla ilgili bir soru daha sorulmuştur. Soru şöyledir: Uyku süreniz kaç saattir? Yanıtlar: %54 7-9 saat, %45 4-6 saattir. Bu 4-6 saat kriterin altındadır. Anlaşılan bir gemi personelinin yarısı yeterli uyku almamaktadır. Ondan sonra kazalar, belalar ve insan hatası lafları gündeme geliyor. Nasıl gelmesin? Yine uyku ile ilgili şöyle bir soru vardır. Uyku süresi neden standartlar altında? Yanıt olarak %39 iş yoğunluğu, %25 limanlar arası mesafenin kısalığı, %14 olumsuz hava ve deniz koşulları ve % 11 liman ve gemi evrak ve formalitelerdir. Yemeklerin kaliteli olmasının %85 oranında motivasyonu arttıracağı belirtilmiştir. Gemiye çıkmadan önce gemi insanlarına psikolojik test yapılması %97 gibi büyük bir orada kabul edilmiştir. Gemiden inerken ise psikolojik test yapılması %80 oranında karşılık bulmuştur. Bu husus gerçekten önemlidir. Geçtiğimiz yıllarda psikolojisi bozuk bir personel gemi kaptanına saldırmış ve onu katletmiştir. Ayrıca gemi personelinden bazılarını da yaralamıştır. O günlerde birçok hamasi nutuk atıldı, yazıldı, çizildi. Bu hususla ilgili STK’lerin Sağlık Bakanlığı’na başvurarak bu hususu çözmeleri beklenmektedir. Burada açık ve şeffaf olarak ne yapılacağını ilan etme, süreçlerden ilgileri haberdar etme ve sonuç alarak bunu kamuoyu ile paylaşma yol haritası izlenmelidir. Kendi can emniyetinin güvende olmadığı gemilerde kim çalışır? Sağlık muayeneleri ile ilgili şunlar ifade edilmiştir: %46 psikolojik testler kullanılmalı, %30 tam donanımlı hastanelerde muayeneler yapılmalı, %12 alkol ve madde bağımlılığı testleri yapılmalıdır. Bu istekler gayet yerindedir. Ancak muayene yapılan bazı hastaneler Sağlık Bakanlığı’nın kriterlerini karşılasalar da sadece “rapor vermek” üzere kuruldukları belli oluyor. Bu tür hastanelerin verecekleri raporların nitelikleri de göz önüne alınmalıdır.

Gemilerde stres ve yorgunluk nasıl azaltılır?

%44 dinlenme süreleri kurallarına uyulsun, %37 uyumsuz personel gemiden gönderilsin, %14 belirli günlerde gemide parti/ eğlence yapılsın şeklindedir. Malumunuz gemilerde uzun yıllardır personel azaltımı söz konusu. Bu idareye dayatılmamalıdır. Bunun önüne geçilmesi gerekir. Buradan kısılan paralar, yaşanan gemi kazalarında, kaybolan hayatlarda artan sigorta primlerine gitmektedir. Hayat kaybetmeler, yaralanmalar çok üzücüdür. Böyle bir çözüm yerine, gemi insanlarının yeterli uykuyu almasına çalışılmalıdır. Seferde gemi insanını psikolojik olarak etkileyen faktörler sorusuna ise yanıtlar: %40 aile ve sevdiklerine duyulan özlem, %22 gemi yaşamı ve ortamın standart hale gelmesi, %17 sosyal çevreden uzak kalınması şeklindedir. Gemi insanlarının sefer dönüşü etkilendikleri ise şöyledir:  %43 sosyal ortama uyum sorunu, %22 gelecek seferin belirsizliği (iş bulup bulamayacağı da olabilir), %15 şehir hayatının karmaşası ve %14 aile ortamına uyumda sorun yaşamaktır.

Son yıllarda yapılan araştırmalarda deniz kazalarında insan hatası oranı %90’lara dayanmıştır. Yapılan bir çalışmada bu kazaların denizcilik endüstrisine yıllık maliyeti 541 milyon USD’dir. Diğer yandan 2016’da yapılan bir çalışmada denizcilerin %37’sinin ruh sağlığında bir bozulma yaşadığı belirtilmiştir. Bunlar genelde depresyon, tükenmişlik ve stresdir.

Şimdi tarihe karışmış Koçtuğ Denizcilik’in güzel bir uygulaması vardı. Bilenler hatırlar. Şirketin gemileri limana geldiğinde gemiye değiştirme ekibi gelir, geminin tüm liman işlerinde gemide bulunurdu. Seferden gelmiş personel de evlerine giderdi. Diyeceksiniz ki köprüden altından çok su aktı. Bugün de buna benzer çözümler olabilir. Yeter ki isteyelim ve seferber olalım. Denizcinin mesleğe adım atması buradaki yanıtlardan görüldüğü gibi çok çok önemli. Bünyesi, ruhi yapısı, kişisel özellikleri uygun olmayanların bu mesleği tercih etmemeleri gerekir. Bunun için mekanizmaların oluşturulması gerekir. Bunun da çalışılması lazım. Psikolojik testlerin uygulanması lazım, adres bellidir. Sağlık Bakanlığı ile bunları konuşup, onları ikna etmek gerekir. Bunun için şanslıyız diyebilirim. Denizcilik Psikolojisi Derneği2 bizim ilacımız olabilir. Onlara destek olmalıyız, onlarla daha fazla iletişime geçmeli ve projeler üretmeliyiz. Yeni bakış açılarına ihtiyacımız var. Onların profesyonel bilgilerinden yararlanmalıyız. Gemilerde interneti kısıtlayabiliriz, belli saatler arasında buna izin verebiliriz. Yoksa bilindiği gibi dinlemeyi engelliyor. Kaliteli yemeklere, partilere, eğlenceye, kutu oyunlarına, kâğıt oyunlarına, sosyalleşmeye daha fazla kafa yormalıyız. Bir süvarimiz vardı. Bize nasihati şuydu: “Ne yapın edin, bu salonları çalıştırın” Ne güzel bir nasihat değil mi? Tabii burada kaptanın yönetim yetenekleri de söz konusu oluyor. O da değişik enstrümanlar kullanarak ortamı izlemeli ve gemide güzel bir hava estirmelidir.

Sayın Kapt. Ömer Asmalı çalışmasının sonunda şunları belirtmiştir. “Sonuç olarak, denizcilik endüstrisinin gelişmesi teknik ve ekonomi ile ilgili olduğu kadar yetişmiş insan gücü ile de ilgilidir. Yetişmiş insan gücü demek konusu ile ilgili yeterli deneyim ve bilgiye sahip olan, denizi sırf para kazanma amacı için değil de bir meslek olarak gören, denizin her türlü şartlarına adapte olan ve şartların elverdiği ölçüde gemi insanının ihtiyaçlarına cevap veren bir ortam olması durumunda denizlerden alınan pay ile gemi insanının denizde kalış sürelerinin artacağı kanaatindeyiz.”

Son önerim ise denizcilik okullarından mezun olan zabitlerin kariyerleri süresinde izlenmesi, onlara yol gösterilmelidir. Bunu uygulayan denizcilik fakültelerinin varlığı çok önemlidir. Bunun Türkiye’de yaygınlaşması en büyük dileğimdir.

Saygılarımla

Uluç Hanhan

www.uluchanhan.com

 

Kaynaklar

1 https://www.denizcilikdergisi.com/denizcilik-gundem-haberleri/gemi-insanlarinda-olusan-psikolojik-ve-sosyolojik-etkiler/ (Kaptan Ömer Asmalı- 14 Kasım 2022)

2 https://www.denizcilikpsikolojisi.org/

 


Bunları da beğenebilirsin