Denizcinin anasayfası

İlker Meşe : “İsmimizin neden geçtiğini anlamıyorum”

Türkiye’nin sahil ve koylarını MUÇEV’den devraldığı iddia edilen “Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi”nin Yönetim Kurulu Üyesi  İlker Meşe iddiaların doğru olmadığını açıkladı.

Muğla Çevre Vakfı Tur. Tic. Ltd. (MUÇEV) ile anlaşarak Türkiye kıyılarını parsellediği iddia edilen fakat halen tasfiye halinde olan Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi’nin Yönetim Kurulu Üyesi ve İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardım Vakfı (DEFAV) Yönetim Kurulu Başkanı Müh. İlker Meşe, söz konusu MUÇEV’le hiçbir ticari ilişki içerisinde bulunulmadığını bildirdi. Ortada ne bir sözleşme ne de bir anlaşmanın olduğunu belirten Meşe, “Konu geçtiğimiz aylarda bir köşe yazarının dedikodusundan ibarettir” dedi.

Faaliyet alanında yok

Delmar Safety

19.08.2020 tarihinde, başta Sözcü gazetesi olmak üzere birçok gazetede ve internet sitesinde yer alan haberler üzerine bir açıklama yapan Meşe, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın (DTO) 9 Temmuz 2020’de yaptığı açıklamayı hatırlatarak, 2016’da DTO’ya bağlı olarak kurulan Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi’nin faaliyet alanının DTO Bilgi Bankası’nda yer aldığı şekliyle “iyileştirme faaliyetleri ile kirletilmiş toprak ve yeraltı sularının temizlenmesi gibi atık yönetimi hizmetleri“ olduğuna, iddia edildiği gibi sahilleri halka ücretli hale getirerek erişimi kısıtlayacak işletmeler kurmayı kapsamadığına dikkat çekti

İyi niyetli girişim yarım kaldı

MUÇEV bünyesinde bulunan sahiller, plajlar, yat bağlama tesisleri, iskeleler ve koyların anayasaya aykırı olarak Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi’e devredildiği bilgisinin tamamen yalan olduğunun altını çizen Meşe, “2016 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kendi yetki alanındaki bazı sahil ve koyların kullanımını örnek proje yapılması için İMEAK DTO’ya tahsis etmeyi düşündü. O zamanki DTO yönetimi de bunun üzerine benim de yönetim kurulu üyesi olarak bulunduğum Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketini kurdu. Şirket restaurant, yiyecek içecek ve eğlence hizmetlerini kapsayan 37 veya inşaat faaliyetlerini kapsayan 30 nolu meslek koduna değil 27 nolu meslek grubu koduna göre kurulmuştur. Bakanlığın ardından karar değiştirerek pilot projeyi iptal ettiğini belirten Meşe, “Şirketin o günden bugüne de tek bir faaliyeti olmamıştır. Halen de tasfiye sürecindedir. Tasfiye sürecinde olan bir şirketin MUÇEV’den sahil, koy ve plajları devralarak işletmesi mümkün müdür?” diye konuştu.

DTO ne demişti?

İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) ise Yeniçağ Gazetesi yazarı Orhan Uğurlu’nun kaleme aldığı “Sıra kıyılarımızı yağmalamaya geldi” başlıklı yazısındaki iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yapmıştı.

Açıklamada, MUÇEV bünyesinde bulunan sahiller, plajlar, yat bağlama tesisleri, iskeleler ve koyların anayasaya aykırı olarak DTO şirketleri tarafından Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi’ne devredildiğine ilişkin yazının gerçeği yansıtmadığı belirtilmişti.

İMEAK DTO’nun açıklaması şöyleydi :

“Yeniçağ gazetesindeki köşenizde, 9 Temmuz 2020 Perşembe günü, “Sıra kıyılarımızı yağmalamaya geldi” başlığıyla yayımlanan, “Muğla Valiliği ve Türkiye Çevre Koruma Vakfı’nın iştiraki (MUÇEV) bünyesinde bulunan sahiller, plajlar, yat bağlama tesisleri, iskeleler ve koyların anayasaya aykırı olarak Odamız şirketlerinden Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi’ne devredildiğine” ilişkin yazınız gerçekleri yansıtmamaktadır.

Öncelikle bilmenizi isteriz ki; böyle bir devir söz konusu değildir. Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi’nin bugün itibarıyla bu konuya ilişkin bir çalışması ve girişimi yoktur. Yazınızda adı geçen yerlerin yönetimiyle odamızın hiçbir ilgisi yoktur.

Bakanlık vazgeçti

Konu, ilk kez 2016 yılında ortaya çıkmış, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, tasarruf yetkisi kendisine ait bazı sahil ve koyların kullanımını bir pilot proje olarak İMEAK DTO’ya tahsis etmeyi düşünmüştür. O tarihlerde konuyu bir sosyal sorumluluk projesi olarak gören o günkü İMEAK DTO yönetimi, Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi’ni kurmuştur. Ancak Bakanlık daha sonra bu düşüncesinden vazgeçmiş ve o günden bu yana geçen süreçte ne bakanlığın ne de İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın bu konuda bir girişimi ve çalışması olmamıştır.

Geçtiğimiz günlerde, o tarihlerde yapılan eski bir haberin, sanki yeni bir gelişmeymiş gibi bazı sosyal medya mecralarında paylaşılmasıyla konunun sebebini bilemediğimiz bir şekilde yeniden gündeme getirilmeye çalışıldığını görüyoruz.

Bunun üzerine Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi A.Ş’nin o günkü Yönetim Kurulu üyelerinden Faruk Okuyucu ve Remzi Kazmaz da, 7 Temmuz tarihinde bir açıklama yaparak devir iddialarını yalanlamışlardır.

Tüm bu gerçeklere rağmen, üstelik herhangi bir devir ve sorumluluk almadığımız halde, bugün yeniden gündeme getirdiğiniz bu gerçek dışı ve haksız ithamları kabullenmemiz mümkün değildir.


Bunları da beğenebilirsin