Denizcinin anasayfası

KEGM ve TDİ’nin bilançosu KİT Komisyonunda 

Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Ünüvar, kılavuzluk, romörkor ve diğer hizmetler karşılığında yıllık 10,65 milyon dolar ilave gelir edildiğini açıkladı.

TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonunda, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ’nin, 2019-2020 yıllarına ilişkin bilanço ve netice hesapları görüşüldü.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Durmuş Ünüvar, TBMM KİT Komisyonunda yaptığı sunumda, 1997’de kurulan Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının ilgili kuruluşu olup temel amacının, görev ve sorumluluk sahalarında gemilerin seyir emniyeti ile denizde can, mal, çevre güvenliğini arttırmak, deniz haberleşmesini sağlamak ve faaliyet konuları ile ilgili tüm cihaz ve tesisleri kurup işletmek olduğunu söyledi.

Genel Müdürlüğün 3’ünde otorite olmak üzere 8 temel alandaki faaliyetlerini 7 gün 24 saat esasıyla aralıksız olarak sürdürdüğüne dikkati çeken Ünüvar, faaliyet alanları hakkında bilgi verdi.

Delmar Safety

Ünüvar, Genel Müdürlük olarak kılavuzluk hizmetinin artmasına bağlı olarak satışlarının da arttığına dikkati çekerek, kılavuzluk, romörkor ve diğer hizmetler tarifesinde yüzde 10 artışla yıllık 10,65 milyon dolar ilave gelir elde edildiğini bildirdi.

İstanbul Boğazı’ndan geçen gemilere refakat hizmeti verildiğini anımsatan Ünüvar, “Türk boğazlarında 200 metre üstü tehlikeli yük taşıyan gemilere verilen refakat hizmeti 175 metreye düşürüldü. Bu düzenlemeyle yıllık 14 milyon dolar ilave gelir bekleniyor.” diye konuştu.

Yurt dışı kaynaklı olarak kurulan Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Sisteminin, HAVELSAN ile radar ve elektro optik sistemlerini sağlayan alt yüklenicisi ASELSAN’a ihale edilen Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Yükseltme Projesi ile Kuruluşun katkılarıyla yerli ve milli olarak yenilendiğini ifade eden Ünüvar, sistemin bu yılı içinde kullanılacağını kaydetti.

 “Salgının seyrinin düşmesiyle Kurvaziyer Limanlarda canlanma oldu”

Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ Genel Müdür Yardımcısı Şirvan Çalışkan da konuşmasında, kuruluşun 1993’te özelleştirme kapsamına alınarak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bağlandığını anımsattı.

Kuruluşun mülkiyetinde bulunan ve 1997’den başlayarak mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla işletme hakkının devri yöntemiyle 13 limanın özelleştirildiğini anlatan Çalışkan, Kuruluşun, İstanbul Sarayburnu Limanı’nda, Kabatepe Limanı’nda, Gökçeada Uğurlu, Gökçeada Kuzu limanlarında ve Kuruçeşme Rıhtımı’nda limancılık hizmetlerini yerine getirdiğini aktardı.

Ülkenin kruvaziyer liman kapasitesini artırmak amacıyla İstanbul Sarayburnu Limanı’nın da bu alanda hizmet verebilmesine yönelik olarak gerekli alt ve üst yapı çalışmalarının bitirildiğini ve deniz hudut kapısı olarak hizmet vermeye başladığını dile getiren Çalışkan, şöyle konuştu:

“Kovid-19 salgını nedeniyle kurvaziyer limanlarının faaliyetleri durma noktasına gelmiş ancak salgının seyrinin düşmesiyle kurvaziyer limanlarda tekrar canlanma olmuş, Sarayburnu Limanımıza 2022’de yaklaşık 35 ve 2023’te yaklaşık 50 kruvaziyer yolcu gemisi için şimdiden ön rezervasyon alınmıştır.”

Komisyon üyelerinin görüş, öneri ve sorularının ardından Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü 2019-2020 yıllarına ilişkin bilanço ve netice hesapları ibra edilirken, Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ’nin 2019-2020 yıllarına ilişkin bilanço ve netice hesapları genel görüşe sunuldu.


Bunları da beğenebilirsin